26 Mart 2016 Cumartesi

Kocaelispor yayında


Eğer Türkiye'nin 90'lı yıllarını içeren bir futbol belgeseli yapılacaksa, mutlaka uğranacak adreslerden biri Kocaelispor olurdu.

Şimdi o Kocaelispor, bugün şu tarihte, eşine az rastlanır bir başarıya imza attı. Bu başarının saha içindeki istatistik ile ya da topladığı puanlarla ilgili değil. Ulusal çapta yayın yapan bir kanalı, maçını yayınlamasına mecbur etti, Üstelik Bölgesel Amatör Lig'de mücadele verirken. Güngören ile yapılan maçta, 20 bine yakın insan varmış.

A Spor'da canlı yayınlanan maçın başındaki görüntüleri izleyince "90'lar temalı bir parti" yapılıyor dedim içimden. Hem de 20 bin kişi ile. Zamanda yolculuk yaşattılar bize. Sonra maç başladı ve maçın ilk dakikalarında seyirci sesini git gide daha fazla yükseltti ve meşaleler yandı. Zaman dilimi ile tarif etmeyip, konum atmak isteseydik herhalde Güney Amerika'da ya da güney İtalya'da bir yerlere denk düşerdi. Mesele meşale değil elbet. Bulunduğu yere bakıp aldırış etmeyip delice sevmek oralara özgü bir şey futbolda. Takımını desteklemek. Bizde genelde toza toprağa bulanmış plastik koltuklara karşı oynanır, tabelada genelde geriye düşünce kulüpler.

Bugün ve bundan önceki maçlarda taraftarın sergilediği tutum, bence boş tribünlere çıkılan Süper Lig karşılaşmasından evladır. Asıl başarının, kulüplerle onun etrafında onun kimliğini bulmasını sağlayan unsurların tutumuyla, kurum haline gelmek olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu dediğim olmazsa, her düşüşte etrafınız tenhalaşır ve üstelik hep bir zengine el açıp dilenme pozisyonuna düşersiniz. Birkaç zenginin iyi niyetini beklersiniz veya kendi kişisel kariyerine ortak etmesini beklersiniz birilerinin. Kendi ismi, cismiyle gelip apar topar kulübün başına gelenler, semt pazarında kısa süreliğine yer kiralamış pazarcı gibi kısa sürede sonuçlarını görmeyi bekler. Planlar alelacele yapılır. Genelde duvara toslanır.

Halbuki kulüpler ve o kulüplerin kimliğini bulduğu şehirler, semtler ve o mahaldeki insanlar oradadır. Böyle bir aceleye gerek yoktur gerçek taraftar ve gerçek sakin için. Daha sakin ve daha planlı atılan adımlar, üstelik büyük sevgi ve aşkın olduğu yerlerle birleşince başarının da tadından yenmez.

İşte o yüzden bana kalırsa Kocaelispor, Kocaelispor derken de aslında taraftarı büyük bir başarıya imza atmıştır. 

Şimdi kulübün yapacağı şey, bu itibarı ve potansiyel gücü, hiçbir kişisel kariyer planına veya bir işadamına peşkeş çekmemek olmalıdır. Çünkü Kocaelispor, emin ve ufak adımlarla, arzu ettiği yere, bu ülkenin en üst klasmanına kendini götürecektir. Buna benzer dibi görüp arınan kulüplerden biri de Fiorentina'ydı sanırım. Bence Türkiye'deki bütün semt takımları örnek alabilir ve dibi görüp arınarak, taraftarıyla beraber yukarılara doğru kulaç atabilir.

Başarılar Kocaelispor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder