19 Şubat 2016 Cuma

Güzel koreografi


Galatasaray'ın Lazio maçı öncesi, bir koreografi tribünlerde açıldı. Koreografinin konusu, daha önceki bir maçta fotoğrafı çekilen cimbomlu amca. Ben daha sonra, maçın özetlerinde ve maç sonrası haberlerde denk geldim. Denk geldiğim yerlerden biri de instagramda bir Fenerbahçe taraftar hesabıydı. Altına keps(caps) atılmış ve diyalog şu şekilde:

çocuk: baba nereye gidiyoruz?
baba: oğlum bu takımdan bi b.k olmaz, eve gidelim.

Taraftarların, birbirleri hakkında yaptıkları ve özellikle birebir kaldıklarında şakaların tonunu biliyorum. O yüzden bu çok da sert gibi değil, irdeleyince. Galatasaray'ın şu anki durumuna bir gönderme var diyebilirsiniz. Ama bunu yapanlar, yapabilecek olanlar değil muhatabım. Çünkü burada var olan şey, iki ezeli rakip tam tersi durumda olsa, rollerin değişerek aynı diyaloğun gerçekleşecek olması.

Hani bir tekrar var taraftarın dilinde, bizim şu kadar taraftarımız var şeklinde. Bence aslında artık yok. Taraftarlığın fiili tutmak-tutunmak olan bu yurtta, şu anda böyle bir tutunma çabası ve ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Yeni yetişen nesil, bilgisayar ve teknoloji oyunlarının da etkisiyle, bu oyunda giderek, bu kelimeyi kullanmak istemesem de, lümpenleşiyor. Yani, kankasına play station'da nasıl çakıp 3-5 saniye dalgasını geçiyorsa, işte tuttuğu takım ile ilgili derinlik ölçüsü de bu 3-5 saniye kadar.

Tribünlerde bir babanın bir dedenin, bir çocuğun elinden tutarak gidişinin sergileniyor olması, aslanın kanaryayı tokatlaması ya da kanaryanın aslanı uçurumdan atmasından daha güzel, anlamlı. Tribünlere gelen, gelmeyi isteyen futbolu sevenlerin bence hiçbiri bir başkasını uçurumdan atacak ya da tokatlayarak en büyük olacak şekilde yaşamıyor. Belki de öyle bir gücü yok, yaşayamıyor. Ben bir taraftar grubunun, taraftarın sosyal medya hesabının paylaşım yaparken, rakibinin bu koreografisinden yola çıkmayı düşünmesini hoş bulmuyorum. Yani bizzat kendi de taraftar olan biri, böyle bir koreografiden duygulanması gerekir. Çünkü, renkleri değiştirmek kaydıyla, kendisinin de tıpkı o koreografi, o koreografinin göndermede bulunduğu fotoğraf gibi bir anısı vardır. O fotoğraftaki amca gibi bir amcası, babası, abisi maça götürmüş olmalı onu da.


Bu türkü her zaman söylenmeli

Bu konuyla ilgili söylenebilecek bir başka husus ise bence genel olarak taraftarın da içinde olduğu kulüplerin iki yüzlülüğü. Yine renk ayırt etmeksizin, bu tarz duygusal temaların, cümlelerin; zor zamanlarda sadece sıçrama tahtası ve 'olmak istenilmeyen hal'i geçiştirmek için kullanıldığını düşünüyorum. Yani bu duygusal türküler, her zaman söylenmeli. Kulüpler ve kulüpleri temsil eden her bir organ, varlıklı ve başarılı zamanlarda, 'halk'ına sırtını dönerek, şımarıklık içine girmemeli.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder