24 Kasım 2015 Salı

Mustafa Denizli


Mustafa Denizli'nin Galatasaray'a gitmesine iki sebepten dolayı üzüldüm. Sebeplerden biri, ismi kıymetli ve o isimde hayli mana barındıran teknik direktörün şu anki Galatasaray yönetimi içinde bir şeyler yapabilmesi zor. Mevcut yönetim seçildiği günden beri gösterdikleriyle, Mustafa Denizli gibi bir ismi hak etmiyor. 

Bu aynı sebebin bir de maddi kısmı var. O da, Galatasaray'ın imkanlar açısından sıkıntıda oluşu. Takım giderek yaşlanıyor. Takımda taze diyebileceğimiz hiçbir şey yok. Ne kan, ne amaç; ne de o amaca götürecek mana. Yaşanan şampiyonluk, bu kemik kadronun son zaferidir. Bundan sonrası duraklama devri Galatasaray için.

Böyle bir takıma gitmesini istemezdim Mustafa Denizli'nin. Mustafa Denizli için bu kadar ince düşünmemin sebebi de, diğer sebeplerden diğeri ile aynı noktadan filizleniyor. Çünkü, Mustafa Denizli, bir fenerli olarak elbet, bence Galatasaray'a yakışmıyor. Fenerbahçe'nin zaman içinde belirginleşen özellikleri, yansıttığı mana varsa, bunların sembolleşeceği bir isimdir Mustafa Denizli.

Kendine Fenerbahçe Cumhuriyeti diyen bir kulüple, tam da Cumhuriyet insanı görünümü veren bir hocanın yolları tekrar kesişmeliydi. Kesişmedi, üstüne bir de ezeli rakibin zor anında, can simidi oldu.

Mustafa Denizli'nin 2001 yılında Fenerbahçe'ye yaşattığı şampiyonluk sırasında, Lise 1'e başlamıştım. Kazandığı maçlardan sonra zaten öyle ama kaybettiği maçlardan sonra onun hafta içi yaptığı röportajları arardım. Herhangi bir gazetenin kapağında bir demeç varsa ondan, o gazeteyi mutlaka alırdım. İnanırdım.

İnandırır, Mustafa Denizli. 

Kaybettiği maçtan sonra bile, inatla Fenerbahçe'nin şampiyon olacağını iddia ederdim, arkadaşlar arasında. Maç öncesi röportajlarda tılsımlı bir şeyler söylemesini beklerdim. Aykut Kocaman'ı bir kenara koyarsak, Mustafa Denizli'nin yeri bambaşka benim için. Neredeyse 3'te 3 yapacak Daum'lu sezonlardan, Mustafa Denizli'nin o tek sezonundan aldığım hazzı almamışımdır belki. 

Ezeli rakibinin 4 sezon üst üste şampiyonlukla başladığı bir sezona girilirken, o tılsımını kullanmış ve Fenerbahçe'yi bir şekilde moral açısından rakibiyle eşitlemiştir. Bunu o sezon kim gelse yapamazdı. İşta laf aramızda, Galatasaray eğer başarılı olacaksa bu sezon bir ihtimal, o ihtimali yaratacak şey bu olabilir.

Eğer Aziz Yıldırım sakin olsaydı ve Fenerbahçe taraftarı toy davranmasaydı; bugün Fenerbahçe için bir semboldü Mustafa Denizli. O'na en çok sarı-lacivert kravat yakışıyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder