7 Ekim 2015 Çarşamba

Şampiyonlar Ligi'nde İlk Deneme

Bu yazı dizisiyle, eğer dizebilirsem, Türkiye Ligi'nden çıkıp Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmiş kulüplerimizin kısa ya da uzun maceralarını not düşmeye çalışacağım.

Öncelikle kısa bir şekilde Şampiyonlar Ligi'nin ne menem bir şey olduğunu hatırlatayım. Şampiyonlar Ligi, 1992/93 futbol sezonu ile birlikte hayatımıza girmiş bir organizasyon. Daha önceleri, ülkelerin liglerinden şampiyon olarak gelen takımların, elenerek kendi aralarında bir şampiyon belirlediği bir turnuvadan devşirilmiş bir organizasyon.

92/93 sezonuna kadar eleme usulü ve ülke liglerinin şampiyonlarının katıldığı bu turnuvanın adı Şampiyon Kulüpler Kupası'ydı. Bahsi geçen sezondan itibaren, bu turnuva adını değiştirmiş ve günümüze kadar takımların gruplara bölünerek eşleştiği ve kendi aralarında lig usulü mücadele ettiği platforma dönüşmüştür. Amacı doğrultusunda; katılan takım sayısı, grup sayısı, grupların oynandığı tur değişmiştir.

Bu hususu özetleyerek gelişiminden bahsedebiliriz. İlk Şampiyonlar Ligi oynandığı sezon iki adet, 4 takımlı grup ve bu grup mücadelesi 3. turda oynanıyorken; şu anki statüde 8 adet grup, 32 takım var. Üstelik grup aşaması tabii ki ilk turda kulüplerin karşısına çıkıyor.

İlk Temsilci Beşiktaş

Şampiyonlar Ligi'nin ilk sezonunda, ligimizden katılan takım; Beşiktaş oluyor. Beşiktaş, Gordon Milne ile üst üste 3. kez şampiyonluğu yaşamış bir takım olarak bu ligde mücadele ediyor. Meşhur Metin-Ali-Feyyaz'lı takım.

Metin-Ali-Feyyaz'lı desek de her ne kadar, bu mücadelenin ilk ayağında, İsveç'te yapılan maça, Beşiktaş Metin'den ve Ali'den yoksun çıkıyor. Metin, hoca tercihiyle ilk 11'de yer almazken, Ali ise, sakatlığından dolayı zaten maç tarihlerinde Almanya'da tedavi görüyor.

Kara Kartal, 3 senenin getirdiği özgüven ve ülke temsiliyetinden dolayı beklentinin büyük olduğu bir takım o sezon. Attila Gökçe örneğin, ilk maçtan önceki köşe yazısında "Avrupa'da Başarı Hasreti" temalı bir yazı kaleme alıyor, 'gelsin artık' diyor.

Fakat, Beşiktaş ilk maçta deplasmandan arzulanan skorla dönemiyor. Uzun süre mücadelesiyle berabere götürdüğü maçta, 72 ve 82. dakikalarda yediği gollerle mağlup olarak ülke yolunu tutuyor.


Bir Klasik: "Soğuk Duş"

Eylül ayının 16'sında oynanan maçın rövanşı için tarihler 30 Eylül 1992 tarihini gösterirken, Beşiktaş, skorun ağırlığına rağmen turdan ümidini kesmiyor. Gordon Milne, o sezon Twente takımından gelen Yugoslav futbolcu Mitar Mrkela ile "özel olarak" ilgileniyor, rakibin savunma duvarını aşabilmek için. Öte yandan İsveçli hoca Gustafsson, sanıyoruz kendine ayan oluyor, "Beşiktaş bu maçı 2-1 alabilir ama bu onlara yetmez" şeklinde konuşuyor.

Maç başlıyor ve bir avrupa kupası klasiği devreye giriyor: Soğuk duş. maçın 12. dakikasında Eskelinen ile 1-0 geriye düşen Beşiktaş 25'te Metin ile 73'te Feyyaz ile maçı 2-1'e getiriyor. Tabii ki bu skor Beşiktaş'ın tur atması için yetmiyor. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi isimli turnuvadan ilk elenen temsilcimiz oluyor. 

O tarihte, o sezon, adındaki lig kısmına ulaşmak çok zor elbette. Gruplara kalabilmek için, son 8'e kalabilmesi gerekiyor bir takımın.


Şampiyonlar Ligi'nden 1. turda elenen takım, o sezon ligi Galatasaray'ın ardından 66 puanla, averajla  2. sırada bitiriyor. Averaj deyince bu sezonun hangi sezon olduğunu daha iyi hatırlarsınız. 

Not düşmek gerekirse, şampiyonluk puanının bu kadar düşük olması, ligde o yıl 16 takım olmasından kaynaklanıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder