24 Şubat 2011 Perşembe

Son Maça Dair


Her ne kadar, Fenerbahçe'nin başarısından çok, maçın kırılma anlarını konuşup, galibiyete fırça darbeleriyle, büyütülmeyecek bir hava verseler de; Fenerbahçe İnönü'de 4 gol attı ve evine döndü.

Evet, galibiyetle döndüğümüz maçta, Volkan'ın kurtardığı ve arkasından verilen penaltı, kırmızı kart etkili oldu. Ancak bu bir maçı yorumlamaya yetmez sanırım. Bu ancak, yenilen takım hangisiyse, o takım taraftarının arabesk tavrı olabilir ancak. Mağlubiyetin acısı çıkarılır böyle, böyle. Her takımın taraftarı yapmıştır. Ama, maçın kazanılmasını karşı takıma karşı sırf bu sebeple açıklıyorsa birileri, önce kendilerini kandırmış olurlar. Futbol dediğimiz şey, olması gerekenlerin sıfır hata ile gerçekleştiği, olmayacakların da kesin olamadığı bir oyun değil. Bir futbolcunun kaleciyle karşı karşıya gelip gol atamaması da futbola dair. Karşı karşıya atamıyor olmak da bir takımın orta sahada top kaptırması kadar normal. Her kaleci ile karşı karşıya pozisyon gol olacak diye bir mantık varsa; ceza sahasına girememiş bir takımın, ceza sahasının önünde pozisyon üretememesinin akabinde, çektiği şutun gol olmaması lazım. Ama oluyor. Futbol o yüzden güzel.

Teşekkürler
Öne geçmişken, kötü bir yenilgi alan Beşiktaş taraftarına. (maç sonundaki serin duruşuna)
Dia'ya...
Aykut Kocaman'a...
ve illa ki Alex'e...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder