4 Eylül 2010 Cumartesi

Ufuk Değil, Durduğumuz Yer Sisli


Türkiye olarak iyiye mi gidiyoruz, kötüye mi gidiyoruz bilmiyoruz. Veriler, istatistiklerin yorumları birbiriyle çarpışıyor. Bardağı boş görmeler, dolu görmeler anlık sonuçlara göre değişiyor. Bir hafta içinde oynanan avrupa ligi elemeleri yorumlarımızı alt üst ediyor. İlk maçlar sonucunda koltuklarımızda rahvan rahvan ufuklara bakarken, bir hafta sonra uzatmalarda gelen gollerle elenen takımlarımızı görünce panik yaşıyoruz. Sisleniyoruz. Belki ufuklar hep açık, ama bulunduğumuz yeri sisliyoruz. Ufkumuzu görmüyor değil göremiyoruz belki de.

Ya da gerçekten, başarılardan bağımsız bakınca, durumumuz aslında iç açıcı değil. Günlük başarılar gelmeyince avunacak nokta bulamayıp, gerçeklerle yüz yüze geliyoruz.

Mesela, bu Belçika maçının öncesinde ve sonrasında hangi yorumlara maruz kalacağamızı merak ediyorum ve bekliyorum. Bence, biz o maçı kazanamayacağız. Ve kazanamayınca, Hiddink'in koltuğunu sallarlar mı? Evet. Kazanırsak? Hayır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder