4 Mayıs 2010 Salı

Merkezin Kaldırma Kuvveti


Genelde, federasyonun final maçının nerede oynanacağını belirlememesi, kupanın kurumsallığında bir handikaptır. Ve bu maç özelinde maçın saati de bir handikaptır.


Ama bunun dışında yapılan bütün eleştiriler saçmadır. Kupa finallerinin, şampiyonaların amacı budur. Uluslararası organizasyon yapıyorsanız tüm dünyaya, ulusal organizasyon yapıyorsanız da tüm ülkeye organizasyonu yaymak zorundasınız. Yani çok fazla organizasyon izleme şansına sahip olmayan bölgeler de futbol organizasyonlarına kavuşmalıdır.


Ama nedense herhangi bir Türkiye Kupası finalinde hatta avrupa kupası deplasmanlarında yapılacak fedakarlıklar (zaman vs) Urfa'ya giderken, Urfa'nın yanlış bir tercih olduğuna bir neden olarak gösteriliyor. Bir İstanbul takımı sayılır Fenerbahçe diye cümlelere başlanıyor.


Fenerbahçe'nin İstanbul takımı olması, kupanın uzak bir ilde oynanmasına engel değildir zaten. Kaldı ki Fenerbahçe sadece bir şehrin takımı değildir. Fenerbahçe bir cumhuriyet takımıdır. Her sezon en az iki adet (çubuklu ve deplasman) formasını satın alanların ve kombinesi olanların görüş bildirebileceği bir kulüp değildir. Fenerbahçe 100 yıllık tarihinde, lisanslı ürün satabildiği için buralara gelmemiştir. He taraftarlık öyle deli bir şeydir ki, bir öğrenci 1 aylık bursuyla derbi maçına bilet alabilir. Ama Urfa'daki bir gencin alamıyor olması, İstanbul'daki 'orjinal' taraftarın daha çok söz söyleme hakkı olduğunu göstermez.


Eğer böyle bir durum varsa soru şudur; Fenerbahçe'nin merkezi neresidir?


Doğudaki bir gencin Fenerbahçe'ye kavuşabilmesi için 17 maç İstanbul yolunu tutması normaldir de kupa kaldırabileceği bir maçta , üstelik 30 senede 1 gideceği bir Şehre gitmesi mi zulhtür?


" Yenilsen de Yensen de programındaki Elif adlı Fenerbahçe'li kızımız ile adını not alamadığım saçlarına hafif kır düşmüş Trabzonspor'lu abimizi ters duruşlarından dolayı, tüm Urfa'lı,Trabzonspor'lu ve Fenerbahçe'lilerin önünde saygı 'duruş'una davet ediyorum."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder