23 Kasım 2009 Pazartesi

GDOsuz Fenerbahçelilik


Daha çok derbi kaybedeceğiz, o dahasının çoğunu da kazanacağız.


Derbinin ardından söyleyeceklerim çok başka.


Asıl Fenerbahçe hangisidir, öz fenerlilik nasıldır bulmak çok zor. O kadar kozmopolitki 3 büyükler. Hatta diğer şehir takımları da. İnsan tuttuğu takımın diğer tutucularıyla bazen itilafa düşüyor, sorna düşünüyor, acaba hangimiz daha fenerli ?


Eğer kapital açıdan bakarsak benim daha az fenerli olduğum söylenebilir. Çünkü bu tamamen maddi verilere dayanıyor. Aldığımız forma sayısı, ürün sayısı belli. Gittiğim maç sayısı belli.


Diğer manevi konularda can çekişiyor kulüp sevgilerimiz. Kim, neden, niçin tutuyor feneri? Benimle aynı mı?


Şu dünyanın büyük köy olduğu, kimin elinin kimin cebinde, bilinmediği zaman diliminde meyvayı GDO'dan ayırmak kadar zor menfaatçiliğin kötülüklerini, ahlaktan ve etikten ayırmak. İşte bir büyük kulübü sevmek de bu kadar zor. Kim bilir hangi kısımları hormonlandı, hormonlandı ve ne gerçek kokusu kaldı ne tadı sarı-lacivertin,siyah-beyazın,yeşil-siyahın.


Bazen katılmasam da Beşiktaş'lı bazı yazarların ve taraftarların o kadar kirli işin içinde bir temiz su damlasını alıp baş tacı etmeleri belkide üstte yazdıklarımdandır. Evrenin ana maddesini aramış felsefeciler gibi belki onlar da Beşiktaş'ın ana maddesini arıyorlardır. Belki de çoktan bulmuş da kaybettirmemeye çalışıyorlardır.


Ben de Fenerbahçe'nin ana maddesini buldum sanki yine İnönü'de. Belki bir güzel denk gelmedir. Eski Fenerbahçe az maç oynamadı o gökyüzünün altında.


Fenerbahçe, yenildi. Verilmeyen penaltılar konuşulmadı. Ofsayt olan gol...


Sessiz sedasız çıktık o stadyumdan.


Öz fenerlilikle ilgili meşgul olmamız gereken husus bu olabilir . Fenerbahçe'nin üzerine yatırım yapması gereken sermayesi . Sermayesi efendiliği hey dost, serveti buna inanan taraftarı...


Başka bir kulüp olsaydı, gözlerinde şimşekler çakan topçular bitiş düdüğüyle hakeme koşarlar, soyunma odasına kadar onu bu hayattan yıldırırlardı. Ama fenerli futbolcular yapmadılar. Efendi, efendi terk ettiler sahayı. Beşiktaş'lı futbolcularla beraber hatta.


Daha önce 4-3 yenildikleri halde Beşiktaş'ı alkışla uğurlayan taraftar aklıma geldi. Son maçta şampiyonluk kaçtığı halde, ertesi sene, bir Zico edasıyla takımına destek veren taraftar aklıma geldi.


Bunlar ardı ardına aklıma gelince, İslam Çupi aklıma geldi. Yani o sözü bir de.


Kazansak da kaybetsek de , bütün stadlardan ağır başlı, şampiyon gibi çıkmak dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder