5 Ekim 2009 Pazartesi

Kocaelispor'un Kendiyle İmtihanı

4-4-2 dergisinin bu ayki sayısını elime aldığımda tekrar düşündüm Kocaelispor üstüne. Çok tutkun bir Kocaelispor takipçisi değilim ama sadece futbol etiketi ve İzmit memleketinin insanı olma etiketi durumun nerelerde olduğunu görmeye yetebiliyor.

Dergiyle birlikte tekrar düşündüm, dergide beni Kocaelispor düşünmeye iten "son 25 yılın efsane 10 takımı" adlı konuydu. Bildiğim, artık ezberlediğim bilgileri tekrar sıkılmadan okudum.

Aynı zamanda Kocaelispor Teknik Direktörü Cihat Arslan'ın basın toplantısında söylediklerini de okumuştum bugün gazetede. Altay maçında yaşananlardan sonra duygu yüklü konuşmuş. O da kent desteğinden dem vurmuş, başkan gibi. Bu destek meselesi de yeni değil. Ortada bir klişe var. Öte yandan bu kanıtlanabilir gerçeklikten doğan bir klişe.

Kocaelispor'da öyle bir atmosfer var ki, diğer büyük şehir takımlarıyla aynı yere koyamıyorum. Hani güçlü anadolu takımları sıralanır ya, onlar içinde yer alır hep. Ama onlardan farklı bir yanı var gibi. Ankara ve İzmir takımlarıyla ayrıca Bursaspor,Eskişehirspor ile birlikte sıralanabiliyor. Ama niyeyse ben bir eksiklik görüyorum, eksikliği net tarif edemiyorum. Yani kesin bir sebebi yok. Kocaeli bu gibi takımlarla benzeşiyor ama farklılıkları da var, yani zaman içindeki evriminde, onlardan biraz geride gibi. Farklı gerçekleri de var. Mesela Antalyaspor'a benzer bir gerçekliği. Antalyaspor'un, hani Turizm dinamizminden zerre faydalanamaması gibi, Kocaelispor'un da sanayi kenti takımı olmasının ona bir artısı yok. Takıma bir dinamizim katmıyor, ne insan gücü (taraftar) olarak ne de maddi olarak.

Normalde böyle bir şehrin takımı avrupada olsa çok başka kıyaslamalarda bulunabilirdik. Hatta çok abartırsak Livorno bile çıkabilirdi mantığımızdan. Düşünesenize bu kadar işçi, hepsi sendikalı olacak.








Bu işin biraz maddi yönü. Biraz da manevi yönü var. Kocaelispor evrimde biraz daha yolu var dedik hani, onu da açıklayabilir. Kocaelispor'un 4 büyükler için çekinilebilecek bir deplasman olduğu aşikar. Özellikle doksanlı yıllarda bu böyleydi. Fakat, nedense tam anlamıyla bir Kocaelispor'luluk geleneği genele yayılmış değil. Yani en azından Kocaelispor maçlarını takip etme, maçlarına gitme geleneği, bunun keyfini tüm şehre yansıtma.
Kocaelispor bol göç almış ve nüfusu sürekli artmış bir kent. Bu kalabalığın,kendini bu şehre ait olduğunu hissetmemesi ve tutmak için bu takımı tercih etmemesinde başlıca sebep. Yani bir türlü kendine has bir kimlik oluşamamış Kocaeli'de. Hani daha kaynamamış çorbaya devamlı su atılarak kıvamının bozulması gibi.

Göçler çok olunca, tıpkı İstanbul'un yaşadıklarını Kocaeli de yaşamış. İzmit'te düzen oturtmuş ufak topluluğun etrafında geniş göç kalabalıkları olunca düzen yeni gelenlerin hayat tarzına doğru evrilmiş. Hatta evrilmekte.

Bu yüzden bu adidiyet duygusu olmayınca Kocaelispor henüz ben Kocaelispor'luyum diyip taşın altına elini sokacak başkanları zor buluyor ya da küme düştükten sonra taraftarı stadın yarısını dolduramıyor. Fakat başarıda herkes orda.

Kocaelispor'un 92-93 sezonuna ve o dönemine dönersek; acaba Kocaelispor başarılı olsaydı ve o gün 5. büyük olsaydı her şey farklı olur muydu diye düşünüyorum, fakat Trabzonspor modeli de Kocaelispor'a tam uymuyor. Eğer Kocaelispor o gün 5. büyük olsaydı belki bugün daha büyük bir yıkım olurdu gibi geliyor bana. Daha yukardan düştüğü için daha fazla yaralanabilirdi kulüp.

Bence Kocaelispor en önemli sezonlarından birini yaşıyor. Kocaelispor'luluk denen o olguya atılabilecek en yoğun, en çok çimento bu seneden olacak. Yani bunun için en büyük fırsat bence bu sene. Eğer Kocaelispor yönetimi ayakta durabilirse...
Kulüp, maddi sorunlarını bol imtiyazla, türkiye usulü yardımlar dışında halleder ve Bank Asya Ligi'nde kalırsa iyi yönde bir kırılma yaşanır. Eğer Lig'den düşerse de ikinci bir ciddi sınav Kocaelispor'u bekler... Kocaelispor'lu taraftarları da...

4 yorum:

  1. yapma dostum kemik taraftarı zaten görmekteyiz şu an, minimum taraftar bukadar işte 3-5 bin arası,

    taraftar sınavını hep geçti iyi bir notla,

    YanıtlaSil
  2. gelen 3 bin kişiye bir şey diyen yok dostum. Ama diğerleri nerde?

    Bir de kocaeli taraftarıyla ilgili söylediğim bu sene küme düşme durumunda bekleyen sınavdı. Onun dışında, yazının geneli kentin durumu ve kocaelispor'un durumuyla ilgili.

    şu ana kadar gelinen durumda, stadyumdaki taraftar için bir şey söylemedim.

    YanıtlaSil
  3. maratonun ortası ve kale arkaların kenarları her zaman dolar. kale arkada sağolsun(!) paşalılar gelenleri kaçırıyor böyle devam ederse orda 20 kişisen başkası kalmaz.
    izmitte çok fazla izmitli olmadığından "yaşadığın kentin takımına sahip çık" diye bi slogan bile geliştirilmişti.

    YanıtlaSil
  4. tekrar söylüyorum. o 3bin kişiye söyleyecek bir şey yok.

    dediğin çalışmaları da biliyorum. dükkanlara asılan afişleri.

    takım güçlüyken doluydu tribünler, herkes sanıyorduki büyük bir kocaelispor kitlesi var. başarısızlık olunca sadece o 3 bin kişi kaldı. kocaelispor büyük bir şehir.

    son dediğini ben de biliyorum. ben de kale arkasındaydım. iki haftadır olay çıkıyor, nedense.

    YanıtlaSil