2 Ekim 2009 Cuma

Kazananın Yanındayız


Fenerbahçe'de herşey iyi şimdilik. Avrupa Ligi'nde de galibiyet alındı. Gazeteler maçtan önce hazırladıkları başlıkları attılar. Kötü futbolunu eleştiren spor yazarları yavaş yavaş bükemedikleri elde öpülecek nokta aramaya koyuldular. Yani herşey iyi.


Ama eğer bir mağlubiyet gelirse, işte o zaman ala bora olacak Fenerbahçe. Fenerbahçe teknesinin dalgasında sörf yapmaya koyulan onlarcası, Fenerbahçe durduğu an, kendi elleriyle ala bora edecekler.


Ntvspor'da "Fransa'da kazanmadan,önceden verilir para, sonra oynarsın oyununu kaybedebilirsin de, Türkiye'deyse kazanmazsan para yoktur" gibi bir şeyler söylemişti Nouma. Niye spor yazarları ve dahası yani futbol ortamı böyle diye düşününce bunun üzerinden akıl yürüttüğümüzde nedeni çok açık.


Hani futbol hayat birbirleriyle ilişkilendirilir ya hani. Yaşama şeklimiz futbolumuza da yansır ya. Bizler nasıl yaşıyoruz? Kazanmak için. Kiminle yaşamaya çalışıyoruz: kazananla. O yüzden kazanan devamlı kazanabiliyor ülkede. Siyasetimizden tutun okul sınavlarımıza kadar bu böyle. Öğretmenimiz hep en çalışkan öğrenciyle ilgilenir mesela. Çünkü okorunması gereken bir bitki gibidir. Diğerleri ne yaşarsa yaşasın, lazım değil. Halbuki diğerleri de bir hayat yaşayacaktır onlar da bir şeyler üretecektir. Ama bunun bir önemi yoktur. Gider tornacı olur. Tornacıdan bize ne, elektirik tesisatçısından bize ne... Bizler İTU'ye, Boğaziçi'ne gidebilecekle ilgileniriz çünkü. O güçlü olacaktır. Durum böyle olunca, kaybedenle ilgilenmeyince, kaybedenler daha çok olduğu için bir bakmışız toplum kaybolmuş. Her neyse bu mevzu değil.


Biz kazananla ilgilenen, kazanmak için yaşayan bir toplumuz. Sadece kazanmak olunca düşüncemiz, sporun bütün branşlarında anca yarı finale, finale çıkınca tribünleri dolduruyoruz. Mesela geçen sene tribünler tıklım tıklımken, İstanbul'a gelmiş Sivasspor umrumuzda pek olmuyor. Halbuki Bülent Uygun'un en morale ihtiyaç duyduğu günler bu günlerdir belki. Uykusuzluktan başı çatlar bir halde maça çıkmıştır belki futbolcuları.


Yani mesele bu işte. Kazananın yanıda olmak. Fenerbahçe'nin bu futbolda göklere çıkarılmak için füze rampasına oturtulmaya hazırlanmasının nedeni bu. Bu yüzden okunmamalı bence spor yazarları. Çünkü o sadece kazananın yanında olma içgüdüsüyle ve mecburiyetiyle yazı yazıyor. Bizler gerçek taraftarsak okumamalıyız, izlemeliyiz ve kendi yorumumuzu kendimiz yapmalıyız.


Mesela bir örnek. Bence Beşiktaş taraftarı söylenenlere aldanmayıp şimdi tribünleri tıklım tıklım doldurmalı. Evet Beşiktaş kötü gidiyor ama o futbolcuların çırpınışlarını görmeyip sonuca bakıp yuhlayacaksak niye izliyoruz ki bu maçları. Sonuçlarından takip edelim. Hatta açalım iddaa canlı maç sonuçlarını ordan bakalım. Mesele sadece sonuçsa...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder