2 Haziran 2009 Salı

Futbol Dışı (Diş Macunundan Kavga)




Dizilerde ,genellikle de sitkomlarda çiftler, kavgayı neden diş macunundan çıkarırlar?


Ve genelde eşlerin memnuniyetsiz hallerinde bulabildikleri ilk obje neden diş macunudur? Bu ortadan sıkma mevsununa gösterilen tepkinin altında ne yatar?


Üstelik, bu elemanların tümü modern görünümlüdür. Yani bu sahnenin geri planında , bu insanların modern olabildikleri ama hala hiçten kavga çıkardıkları mı söylenmektedir. Yani diş fırçalamayı öğrendik, standart ve periyodik sinir harplerinden kurtulamadık mı? Çelişkiliyiz evet.



Yoksa diş fırçalamak, yani temizlenmek insana kibir ekler ve karşısındakiyle arasına mesafe mi açar? Sterillendikçe , sterilleşir miyiz hayattan? Diş macununun naneliliğiyle ve diş fırçasının sert darbeleriyle soğur mu nefesimiz? Halbuki soğanlı soğanlı, kırmızı biberli olmak ne kadar da hayata yaklaştırır bizi, yanar ağzımız, yanarız ve hayata karışırız...


Bu temizlenme hissi, az önce o ağızla yaptıklarını unutma seansı mıdır? Yani sabahın erken saatinde eli derhal diş macununa giden adam ya da kadın neye kızmıştır? Birkaç saat önce ne kadar da özel aşk sözcükleri söylemiştir. O an gerekksizliğini düşünüp, dişlerinin arasında kalan o sevgi sözcüklerinin kırıntılarından mı kurtulma telaşıdır. Ve bu telaş sırasındaki stresin getirdiği bir sinir midir?


Modern insanın sorunu dedik. Diş macunundan kavga çıkarmak. Neden çıkardığını düşünmek gerek. Peki ya modern olmayan insan. Hadi diyelim bir köylü insanı ve dişlerini fırçalamıyor. Biliyoruz ve hissediyoruz ki bu zamana kadar bir yerlerde bazıları eşlerini hiçten sebeplerle dövdü, onlara bağırdı, darplı ya da darpsız şiddet uyguladı. Biliyoruz ve duyduğumuzda kızıyoruz, ki yok yere karısına bağırmış. Dövmeyi bir kenara koyarsak, köydeki amcamın suçu diş fırçalamıyor olması mı? Yani diş fırçalayamıyor diye tartışma sebebi olarak böyle bir obje kullanamamış yıllarca.


Bakterilerden olabildiğince uzaklaşmaya çalışmak bizi bir bakteriler topluluğundan uzaklaştıracak, yani bizden. El tutmayız, sigara içilen yere girmeyiz. İnsansı robotlar ne kadar ileri gider bilmiyorum ama bu gidişle onlar git gide bize benzemeyecek, biz de onlarla ortak bir noktada buluşmaya çalışacağız. Onları bize yaklaştırırken, kendimiz de fedakarlık gösterip birkaç adım atacağız, onlara doğru.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder