23 Mayıs 2009 Cumartesi

Vfl Wolfsburg Şampiyon- Devrimi Yaptıran Arabaları Volkswagen





Werder Bremen'i sahasında konuk eden Vfl Wolfsburg, 5-1 gibi farklı bir skorla galip gelerek şampiyonluğa ulaştı. Vfl Wolfsburg'un yaşadığı şampiyonluk , kulüp tarihi için bir ilk oluyor.


Şampiyonluk için atılacak son adım olan Bremen maçından galip gelmesi gereken Vfl Wolfsburg, henüz 6. ve 15. dakikalarda Grafite ve Misimovic ile 2-0 öne geçince taraftarlarını şampiyonluk sarhoşluğuna sokmaya başlamıştı. Ki maçın devamında da susmayan ev sahibi yeşiller, galip geldi ve şampiyon oldu.



Üç sezondur Felix Magath ile çalışan Vfl Wolfsburg, yükseliş gösteren bir performansa sahip. 2 sezon önce ligi 37 puanla 15. bitiren kulüp, geçen sezon ise 4. sıradaki Hamburg gibi 54 puanda noktalamasına rağmen ikili averrajdan ötürü ligi 5. sırada bitirmişti.



FİNANSMAN VOLKSWAGEN


Wolfsburg'un büyük destekçisi, onunla aynı şehiri paylaşan Volkswagen'dir. Wolfsburg'un kuruluşundaki en bariz neden, Volkswagen fabrikası çalışanlarının hayatlarına renk katmak, spor yapmalarını sağlamak olarak bilinir. Wolfsburg'un kuruluş yılı 1945'tir.


Volkswagen, Almaya'da 1938 yılında tek model halk tipi otomobil üretimi için Nasyonal Sosyalist İşçi Parisi tarafından Alman Otomotiv Birliği'ne kurudurulan firmaıdr.


1940'tan sonra savaş gücünü arttırmak için harekete geçirilen Volkswagen, hava ve kara taşıtlarının özellikle füze imali için savunma sanayiinin emrine verildi. İkinci Dünya Savaş'ının ardından yeniden yapılandırılan Volkswagen, 1950'den sonra eski üretim kapasitesine ulaştı ve 1953'te Batı Almanya'nın en çok otomobil üreten fabrikası haline geldi.


Volkswagen ile ilgili önemli ayrıntı ise çizimi Adolf Hitler'in yaptığıdır. Bununla ilgili kesin bir yargı olmasa da önemli bir konudur. Hitler'in halk arabası fikri oluştuktan sonra bu işi yürütmek için Ferdinand Porsche ve Heinz Nordhoff'u görevlendirmiştir.







BİZİM WOLFSBURGLARIMIZ



Aslında hiç var olmadılar değil. Zaten bu isimleri zikrediyor olmamız onların bir olgu olmaları, Türkiye'nin tümünde isimlerini duyurmuş olmalarıdır. Özellikle 90'lı yıllarda isimlerini sıkça zikrettik. Üç kent takımından bahsediyorum.Bu takımlar; Sakarya, Kocaeli, Bursa...
90'lı yıllar ülkenin yabancı sermaye ortaklığında da olsa, sanayi açısından geliştiği yıllardı. Kentler yeniden şekilleniyordu, bazı şehirlere göç artıyordu kurulan bu yeni fabrikalar eşliğinde. Başta Kocaeli olmak üzere Sakarya ve Bursa otomotiv sektörünün yerleşim yeri olmuştu. Bu şehirler kalabalıklaşıyordu, gelişiyordu ve aslında kimliği belirsiz bir şekilde değişiyordu. Bu dönemde bu şehirlerin takımları da bu güçten yararlanarak en üst ligde varlık gösteriyor hatta üst sıraları zorluyordu.




Fakat kulüpler iyi idare edilemedi ve bu güçlü firmalar bu işlerden gerii çekildi. Şehirler de kalabalıktı ama bu kulüpler kalabalık içindeki yalnızlığı yaşamaya mahkum oldular.
Ve tabii futbol siyasi manevraların en önemli aracı olduğundan dolayı, büyük bir şehrin takımı olmak hiçbir şey ifade etmiyordu ligimizde.




Yani normal bir avrupa ülkesinde bu tarz üç kulüp ligi domine edebilirken bizim ülkemizde çok fazla kendi haline bırakıldı. Ülkenin sanayii ve üretim ile ilgili politikaları değişince ilk zararı gören kulüpler onlar oldu.




Bu sebeple siyasi manevraların boşluğundan yararlanan kulüplerin değil, herhangi bir sektörde güçlü fabrikaların destek olduğu şehir ya da semt takımları kuvvetlenirse ligimizde bir devrim söz konusu olur. Yoksa bu düzende üç büyükler dışında şampiyon çıkması al gülüm ver gülüm kuralının dışına çıkıldığını göstermez.







Kocaeli,Bursa ve Sakarya'da Bulunan Otomobil Sermayeleri

ISUZU- KOCAELİ(Gebze)
FORD-KOCAELİ
HONDA-KOCAELİ(Gebze)
HYUNDAİ ASİAN- KOCAELİ
TOYOTA- SAKARYA
TOFAŞ- BURSA
RENAULT-BURSA
KARSAN- BURSA

(bu bilgi obitet.gazi.edu.tr adresinden temin edilmiştir.)



DEVRİM ARABALARI



"Sanayii devrimini 50lı yılların sonunda gerçekleştirmeye çalışan Türkiye, dönemin koşullarında ilk ve en önemli atılımın gerçekleştirmek için yüzde yüz yerli bir otomobil üretmeye karar verdi. Kısa sürede prototipleri yapılan Devrim isimli otomobil insanların zihinlerinde de devrim yaratmıştı. Türkiyenin kendi başına çivi bile üretemeyeceğini iddia edenler Devrim otomobili karşısında şaşkınlıklarını gizleyemediler. Kendi sanayisinin motor gücü haline gelmesi beklenen Devrim otomobiline karşı başlatılan karalama kampanyaları sonuç verdi. 29 Ekim 1961 günü Cumhurbaşkanı Cemal Gürseli Meclisten almaya gönderilen iki devrim arabasından birinin benzini bitince diğer gün bütün medya Ancak 100 metre gidebildi diyerek devrim arabasının üretilmemesi için elinden geleni yaptı. Dönemin İstanbul Teknik Üniversitesi Motor Kürsüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Necmeddin Erbakanın ilk defa gündeme taşıdığı yerli otomobil üretme fikri, zihinlerde devrim yaratarak başarıya ulaşmıştı.Dört ay gibi kısa sürede 23 mühendis tarafından imal edilen ve daha sonra ayak oyunları ile seri üretimine başlanamayan Devrim otomobili olayından hemen sonra yerli sanayici İngiliz ve İtalyan dünya araba markaları ile pazarlıklar yaparak Türkiye´de hemen Anadol isminde yerli olmayan arabayı imal ettiler. Aradan geçen 45 yıla rağmen devrim üretildiği dönemde kendi mühendisimiz ve kendi sanayimiz açısından hala önemini korumaktadır. Devrimden sonra yüzde yüz yerli otomobil üretmek için birkaç gerişim olmuşsa da hiç biri seri üretime başlayamadı. Dünyaca ünlü dev araba firmaları ve Türkiyedeki uzantıları yerli sanayimizin gelişmesi ve yerli otomobilimizin olmasını engellemek için yaptıkları ayak oyunlarında başarıya ulaştı. Devrim otomobilinin yaptığı zihinsel devrim 2000li yıllarda da yerli, genç mühendisler ve yeni yerli sanayiciler ile tekrar gündeme gelmeye başlayacağı günü bekliyor…
Çok gizli mektup
Yıl 1961 askeri darbenin ardından bir yıl gibi kısa bir süre geçmiştir. Cemal Gürsel askeri yönetimi işbaşındadır ve Menderes idam edileli kısa süre olmuştur. Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine gönderilen ayrı ayrı mektuplarla "Önemli bir konuyu görüşmek üzere" Ulaştırma Bakanlığına davet edilirler. Bu insanların bazıları yurt dışında görev yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes "Devletin isteği başımız üstüne" diyerek işini gücünü bırakıp Ankaraya gelir. O yılın 16 Haziranında Bakanlıkta bir araya gelen mühendislere, bizzat Cemal Gürselden gelen "Çok gizli" damgalı bir emir okunacaktır: "Bu yılın Cumhuriyet bayramı törenlerinde halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere, hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil üretmenizi istiyorum" o gün orada bulunan 23 mühendis bu emri "Türk insanının makus talihine karşı bir meydan okuma" olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlarlar.







Yolda araba cilası
Eskişehir Demiryolu fabrikasında bir yandan bu ilk otomobilin yol denemeleri sürdürülürken, bir yandan da Cumhurbaşkanı Cemal Gürsele sunulmak üzere ikinci otomobilin yapımının tamamlanmasına çalışılıyordu. İki numaralı olan siyah renkli devrimin son kaporta boyası ise 28 Ekim akşamı Karakurt treni ile Ankaraya getirilirken yapıldı. Buharlı lokomotiflerle çekilen trende, bacadan sıçraması muhtemel kıvılcımların otomobillere zarar vermemesi için benzin depoları boşaltıldı. Tren, sabaha karşı Ankaraya ulaştı. İki "Devrim" otomobili, Sıhhiyedeki Ankara Demiryolu Fabrikasına indirildi. Güvenlik için depolarına yalnızca birkaç litre benzin konuldu. Asıl ikmal, sabah Sıhhiyedeki benzin istasyonundan yapılacak, sonra da meclise gidilecekti. 29 Ekim sabahı, "Devrim"ler, motosikletli kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Eskorttakiler, benzin alınacağından haberleri olmadığı için, benzin istasyonuna uğramadan yola devam etti. Meclisin önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, acele getirilen benzin, 1 numaralı "Devrim"e konuldu. 2 numaralı "Devrim"e benzin konulacağı sırada, Cumhurbaşkanı Gürsel, Meclisin önüne gelmiş ve Anıtkabire gitmek üzere 2 numaralı Devrim otomobiline binmişti. Yola çıkıldı. Fakat 100 metre sonra motor durdu. Cemal Paşanın "Ne oluyor?" sorusuna, direksiyondaki yüksek mühendis Rıfat Serdaroğlu, "Paşam, benzin bitti" cevabını verdi. Cumhurbaşkanı Gürselden 1 numaralı "Devrim"e geçmesi rica edildi. Anıtkabire bu otomobille giden Gürsel ünlü "Batı kafasıyla otomobil yaptınız ama Doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz" cümlesini söyledi. "Devrim" projesi, daha sonra nedeni açıklanmadan uygulamadan kaldırıldı. "









..........

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder