21 Mayıs 2009 Perşembe

UEFA KUPASI FİNALİ (Saracoğlu Stadı)

UEFA KUPASI'NA GİDEN YOL
Garın saati 16:26'yı gösterirken geldi tren. Yola çıkarken serindi İzmit, hava parçalı bulutluydu. Elimde bir bilet yoktu, ama UEFA finali nasıl oluyor merakımdan maça gitmeye karar vermiştim. Finale şahitlik etme dürtüsüydü sebep.


TCDD, HAYDARPAŞA'YA GİDEN YOL
UEFA Kupası'na giden yol dedikleri buymuş meğer. Bu kadar basitmiş yani. Onca yıl, yüzlerce kez kullandım bu yolu. UEFA Kupası'na giden yol olduğunu bilmeden veya olacağını tahmin etmeden. Bundan önce hep zamanlama hatası yapmışız demek.
Özellikle üç büyüklere tavsiye ederim bu yolu. Bu cümleden "Avrupa'ya giden yol, Anadolu'dan geçer" mesajı verilebilir, alınabilir. Özbenlik. Yani başkası olma kendin ol.


Finalin iki önemli meselesi vardı bana göre, ilki Saracoğlu'nda bir olay var ama sarı-lacivert değil ikincisi de Asya'da bir Avrupa kupası finali oynanacak. Son UEFA Kupası Finali olması UEFA'yı ve kupayı alanı bağlar daha çok çünkü.

Stada doğru yaklaştığımda içimi heyecan kaplıyordu ancak bununla beraber finalin hiç de sarı-lacivertten uzak olmadığını anladım. Hatta sarı-kırmızı,kırmızı-beyaz,bordo-mavi,siyah-beyaz...

Etrafımda daha da fazla türkler görmeye başladıkça içimden "galiba türklere gösteri maçı yapmaya gelmiş oldular" diye geçiriyordum.

Stadın etrafında gezinmeye başladım yani tavaf ettim usul usul. Taraftar gruplarını aradım. Shakhtar Donetsk taraftarlarını grup halinde coşmuşken bulamadım ya da bana denk gelmedi. Ama Bremen taraftarları coşmuş ya da coşma potensiyeline sahiptiler ben de hep yanlarında kaldım. Biraları ellerindeydi, mızıkaları yoktu ama bir taraflarıyla mızıka çaldıkları kesindi.

Adım başı bira standı vardı. Bir daha böyle bir tabloyu göremezdim sanırım. Bira standlarından birinde bir diyaloğa şahit oldum. Elemanın biri bira dolu kutuyu standa sürüklemeye çalışıyordu.

"yardım et oğlum, çıtır müşteriler yaklaşıyor."




Asya'da olduğu belliydi finalin. Bir tarafta Bremen taraftarları şarkılar, sloganlar eşliğinde zıplarken diğer yanda bir oto yıkamacıdan mehter marşı sesleri yükseliyordu. Dikkatli bakınca faça yapılmış bir otomobilin kapılarının açıldığını önünde birkaç gencin vakur duruşlarıyla müziği bizlere dinlettiklerini gördüm. Gezinirken ayrıca bir grup Bremenli "Aziz İstifa!" diye bağırdı. Fenerli değillerdi sanırım olsa olsa içimizdeki Bremenlilerdir. Mehter marşı demişken yeşiller, turuncular içinde bir grubun ötede dağ başını duman almış şarkısını söylediğini işittim.





DERDİNİ ANLATACAK KADAR
Hani sorarlar ya, yabancı dilin nasıl? Yanıt "derdimi anlatacak kadar" dır. Mesela bazı almanlar final kaşkolu,atkısı satıyorlardı. Gazetede okudum daha sonra , Almanya'da işsiz kalmışlar. Yani dertleri işsizlik. Onlarda işte dertlerini anlatcak kadar türkçe konuşuyorlardı. Sorulan her soruya "beş lira" diye yanıt veriyorlardı.


Bizimkiler de dertlerini anlatacak kadar yabancı dil konuşuyorlardı. Bir ara nereye kafamı çevirsem "biir", "kold biir" diyen adamlar görüyordum. Yanık tenli arkadaşlar biralara kold derken gayet samimi,sıcak davranıyorlardı. Ki aslında biraları da kold değildi. Onlar da samimiydi. Pardon sıcak.
Sonuç olarak hepsi içti, yedi ve protatif tuvaletlere işedi. Bağırdılar, dans ettiler ve stad kapısının yolunu tuttular. Ben de kendi yolumu tuttum tabii. Bir avrupa kupasının yolu Türkiye'ye düşmüştü, ben de bunu kıyısından belgelemiş oldum. Herhangi bir avrupa kentine gidip maç izleme şansım, en azından şu anda olmadığına göre, bir demiryolu kadar yakınıma gelen bu şansı değerlendirmeliydim, değerlendirdim.
Teşekkürler Platini...




Finalist takım taraftarları ellerinde biralarla geziyorlardı evet.
Peki ya Fenerbahçe taraftarı? Hangi kaybedişlerin üstüne içiyor bu suyu?



Galatasaray UEFA Kupası'nı alırken son penaltıyı hatırlayan var mı?
Formanın eskiliği çok zaman geçtiğinin bir mesajı sanırım.
"Haydi oğlum, haydi oğlum!.." lar hala kulağımda.







İŞİN ASLI, YANİ MAÇ
Sonra herkes stada girmeye başladı. Sanıyorum pek cezbetmedi bu maç. Takımların isimleri çok büyük değil bu zaten kabullenilmiş bir durumdu ancak maçtan finale yakışır bir tat da alamadık.
________________________________________
milliyet.com.tr 21 Mayıs 2009
Son şampiyon Shakhtar 2-1
38. ve son kez düzenlenen UEFA Kupası’nı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’ndaki finalde Almanya’nın Werder Bremen takımını uzatmalar sonunda deviren Shakhtar Donetsk kazandı: 2-1Bir dönem Beşiktaş ve Galatasaray’ı da çalıştıran Mircea Lucescu’nun takımı tarihinde ilk kez çıktığı finalde mutlu sona ulaşırken Romen hoca da kupayla ilk defa kucaklaştı. Önümüzdeki yıldan itibaren Avrupa Ligi olarak oynanacak kupanın Kadıköy’deki son buluşmasında geceye Brezilyalı oyuncular damga vurdu. Shakhtar’ın ilk on birinde beş sambacı görev yaparken maçın üç golünü de Brezilyalı futbolcular attı, uzatmadaki sayısıyla zaferi getiren Jadson da maçın adamı seçildi. 25. dakikada Luiz Adriano, rakiplerinden sıyrıldı, kaleci Wiese’nin üzerinden aşırdığı topu filelere gönderdi: 1-035. dakikada Naldo’nun sert şutunda, kaleci Pyatov büyük bir hatayla meşin yuvarlağı elinden kaçırınca, skora eşitlik geldi: 1-1Karşılaşmanın ikinci yarısında başka gol olmayınca maç uzatmalara gitti.97. dakikada sahne alan gecenin yıldızı Brezilyalı Jadson, Werder Bremen filelerini bir kez daha havalandırdı ve takımını 2-1 öne geçirerek kupayı getiren isim oldu.

HAKEMLER: Luis Medina Cantalejo, Jesus Calvo Guadamuro, Roberto Diaz Perez Del Palomar (İspanya)SHAKHTAR DONETSK: Pyatov (6) - Chygrynskiy (7), Kucher (6), Rat (7), Srna (8) - Fernandinho (7), Lewandovski (7), Jadson (9) (Duljaj Dk.115) - Willian (8), Ilsinho (6) (Gai Dk.113 (6), Luiz Adriano (7) (Gladkiy Dk.90 (6)WERDER BREMEN: Wiese (8) - Boenisch (6), Naldo (7), Prödl (6), Fritz (7) - Baumann (6),
Frings (5) (Pasanen Dk.98 (6), Mesut (6), Niemeyer (5) (Tziolis Dk.106) - Rosenberg (6) (Hunt Dk.78 (5), Pizarro (6)GOLLER: Luiz Adriano (Dk.25), Naldo (Dk.35), Jadson (Dk.97)
Luce’ye destek
Final için kapasitesi 43 bine indirilen statta tribünlerin büyük bölümü dolmasına rağmen yer yer boşluklar dikkat çekti. Maçı 8 bin Ukraynalı, 5 bin Alman taraftar izledi. Aralarında Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray formalarıyla maça gelenlerin olduğu Türk taraftarların büyük çoğunluğu Lucescu’nun takımına destek verdi.

Kupayı Bartu getirdi
Kazanan takıma verilecek UEFA Kupası, maç öncesi düzenlenen bir törenle saha kenarındaki yerine konuldu. Fenerbahçe’nin eski futbolcusu spor yazarı Can Bartu, kupayı teslim alarak hazırlanan masanın üzerine bıraktı. Maç öncesi Bremen ve Shakhtar formaları giymiş iki grup, davul çalarak saha içinde gösteri yaptı.

Medya ordusu
Shakhtar Donetsk ile Werder Bremen arasındaki final maçına yerli ve yabancı basın mensupları büyük ilgi gösterdi. 540 medya mensubu karşılaşmayı takip ederken, saha dışı ve saha içi televizyon yayınları için de 450 kişi görev yaptı. Final 63 ülkede naklen yayınlandı.
Final Asya’da!UEFA Kupası adı altında son kez oynanan finalin yapıldığı Şükrü Saracoğlu Stadı, ilk kez bir Avrupa kupası finaline sahne oldu. Ayrıca, Şükrü Saracoğlu Stadı’nın Asya Kıtası’nda yer alması nedeniyle, W.Bremen-Shakhtar Donetsk finali Avrupa Kıtası dışında oynanan ilk final olarak da tarihe geçti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder