19 Mayıs 2009 Salı

Taş Üstü

Mahalle futbolunda ofsayt yoktur. Bu sebeple belki de en büyük tartışma sebebi de yoktur. Çünkü mahalle futbolu eğlenmek içindir. Futbol oynanan zamanın olabildiğince futbolla geçmesi gerekir. Mahalle futbolu hızlı,akışkan,faydacıdır. Faydacılığı, futboldan yararlanmak manasında.
Topun oyunda olmadığı zaman dilimleri sonra süreye eklenmez. Zamanı geçirmek için, yere devrilseniz, "S..tir lan ötede bayıl" cevabını alırsınız.
Ama tüm akışkanlığına rağmen mahalle futbolunun da ofsayt kuralı gibi bol tartışma yaratabilecek bir unusur vardır ki, o da taş üstü meselesidir. Evet, mahalle futbolunun en büyük sorunsalıdır maç içinde. İmkansızlıkların gözü kör olsun.
Gerçi, genelde bol gollü geçen mahalle maçlarında iyi niyetli olan arkadaşlar bu sorunu çözerler. Çünkü o sahaya top oynamaya inmişlerdir, o vakti tartışmaya ayırmak istemezler. Ama attığı her golü altın değerinde sayan, yeteneklerinin farkında olan bazı takımlar ve bireyleri her zaman bu taş üstünden geçen ya da geçmeyen topları uzun uzun muhakeme eder, tartışır ve tartıştırır. Bir anda, üç büyüklerin şampiyon yapılmamış başkanları edasıyla haklarını ararlar. Çünkü bilirler ki, o topu karşı kaleye her zaman getirmek fazla mümkün değildir.

sert vuruşlar

İşin tartışma boyutu ofsayt meselesine benzer. Her ne kadar bu taş üstü meselesi halledilir olsa da, kimse attığı şutun milim farklarla taş üstü diye heba olmasını istemez. Bu yüzden garanti goller aranır. Kaleci geçilir, beşlikten çalışılır, çizgide adam bekletilir. Ama en önemlisi, taştan direklere gitmeyecek şutlar çekilir. Fakat köşelere atılamayan topların kalecide kalması da doğaldır. Bu yüzden kale göründü mü abanılır...
İşte böyle yetişen nesiller, kalecilerin ulaşamayacakları yerlere teknik vuruşlar yaparak değil, kalecinin korkup elini uzatamayacağı kadar sert şutlar çekerek büyürler...
Hatta, belki de bu yüzden kimse kaldırımda yürürken karşıdan gelene göre yönünü değiştirmez. Karşıdakini umursamadan abana,abana yürür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder