25 Mayıs 2009 Pazartesi

Seni Öğütemedik Ama Biz?!



Bir avrupa kupasından mahrum kalmıştı T.Kerimoğlu 99-00 sezonunun yarısında burdan giderek. Avrupa kupası buraya gelirken o daha bir avrupaya gitmişti bakış açısı olarak. Adı avrupa olan bir kupa kaldırmadı fakat zaten avrupadaydı.

Gittiği andan itibaren ya bırakacağı ya da bir türk takımına geri döneceği haberini bekler olduk. Oysa 2000 yılından beri istikrarıyla ilgili, golleriyle ilgili ya da taraftarının ona duyduğu sevgiyle ilgili haberlerini okuyabildik.




Ya gitmeseydi? Bir avrupa kupasına sahip olacaktı fakat ardından göreceği muamele? Bunun cevabı çok basit. O kupayı kazanan kadronun futbolu bırakana kadar ve bıraktıktan sonra neler yaşadığı ortada.

Önce her sezon başı yaşlılığıyla ilgili çıkan yorumlar bir çileye dönüşürdü. "Jübile yapsın mı?"
ve "Başka takıma gitsin mi?" gibi bir sürü cevabı olmayan soru işte.

Seneler geçtikçe performansı düşmeye başlardı Tugay'ın. Seyirci, onu yuhlar, o sezon yüksek ücretler ödenerek alınan yıldızın on hafta sonra yaptığı ilk topuk pasını alkışlardı.




Gitsin mi kalsın mı derken, bir teknik direktörün çağrısıyla bir anadolu kulübünde futbolculuğuna devam eder ardından da yardımcı teknik direktörlük yapardı. O takımla Ali Sami Yen'e gelir yuhlanır, yuhlanmasa da alkış alamazdı.

Ertesi sezon boşta kalan Tugay, bir televizyon kanalından teklif alırdı. Yorumlara başlar, ortama ayak uydurmaya çalışırdı. Başka bir anadolu kulübünden teklif gelir, sezonun 10. haftasında dibe çöreklenmiş takıma 12. haftadan itibaren seri galibiyetler aldırır ülke gündeminde varolmaya başlar, kamuoyunun takdirini toplardı.

Devre arası gelir, kulübü ile ilgili hedefleri düşünürdü. İkinci devre başlar, 19. hafta oynanırken Galatasaray'dan teklif alırdı.( Galatasaray zaten ilk devre kötü performans sergilemenin üstüne geçen hafta berabere kalmış, bu hafta ise kendi evinde 4 yemiş olurdu o sıralarda) Cimboma taze kan lazımdı çünkü. Cimbom da, diğer büyük kulüpler gibi vampirdi çünkü.



Galatasaray'a teknik direktör olan Tugay, ligin geri kalanında yeterli performansı bir türlü gösteremezdi. Hadi bu sefer , hadi önümüzdeki maça bakalım derken şampiyonluk yarışından kopan Galatasaray'da sesler yükselmeye başlardı. Havaalanlarında Tugay'a istifa çağrıları yapılırdı en hard ses tonlarından. Tugay da sezon sonunda görevi bırakır, futboldan bir müddet uzaklaşırdı.

Sonra bir futbol efsanemiz daha tarihin çöplüğüne kullanılmış, atılmış olurdu.

________________________________


Bence bundan sonra değerli gördüğümüz futbolcularımıza şu ayrılık replikleri söyleyelim.
Onların iyiliği için.

"seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli."
ya da
"(biraz durgun bakıp) sen daha iyilerine layıksın."
yok yok
"seni artık sevmiyoruz, git burdan."







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder