19 Mayıs 2009 Salı

Kahramanlık Türküleri Söyleyeceğiz...



Yusuf Şimşek bu sene, özellikle ikinci devre gösterdiği performansla alkışları hak ediyor. Mustafa Denizli de, onu Beşiktaş'a alarak, dahice bir strateji uyguladı diyebiliriz. Peki bu sene özellikle ikinci devre , ismini duyduğumuz ve adını anmak istediğimiz futbolcunun Yusuf Şimşek olmasını yalnızca onun penceresinden bakarak başarı hikayesi olarak mı adlandıracağız?
Yusuf'un yaşı futbol için kemale ermek üzereyken bu çıkışı göstermesi bir filme konu bile olabilir. Ancak , Beşiktaş tarafrarı için değil, tüm süper lig kazanının içinde , ağzımıza tat verecek ismin Yusuf Şimşek olması , ligimiz için bir gösterge olmalı. Sanki kurak bir yıldayız. Biraz yeşerince toprak, şükretmekteyiz. Şampiyonluğa emin ve emir adımlarla giden Sivasspor ligin 29. Haftasında 60 puanla zirvede. Bu rakama yapılacak yorum "her yeni sezon başarısını arttırarak gelişen bir takım" olabilir. Ama aynı Sivas, geçen sezon 29. haftada 61 puanla 3. sıradaymış ve zirveden de biraz uzaklaşmış durumdaymış.
Eğer üç büyüklerin ne durumda olacağını gösterecekse, anadoludan bir şampiyon çıkması güzel. Çünkü bir musibet bin nasihatten iyidir. Ancak anadoludan şampiyon çıktı diye sevinirsek, bu yalnızca romantizm olur.
Bu ligin kalite düşüklüğünü gösterecek bir Lyon çıkmamıştır, bu da sorumluluk sahiplerinin omzundan yükü atmış, onları rahatlatmıştır. Önümüzdeki sezonun hazırlıkları , geçen sezonun hazırlık döneminin kopyası olacaksa bence hiç avrupa kupalarına katılmayalım. Uefa yetkilileri "neden?" diye sorarlarsa, "ülkemizde büyük bir futbol faciası yaşandı, hakkettiğimizi düşünmüyoruz." diye cevaplıyabiliriz. Ya da "cumaya gittik, geleceğiz " de yazabiliriz. Onlar bizi anlar, defalarca sesimizi duysunlar diye için için bağırmadık mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder